Ferrari: Portofino.

Aşağıda göreceğiniz kentin ismi Portofino. Bu İtalya’nın belki de en özel şehirlerinden biri. Ne güzel değil mi? Binalar, turkuaz bir deniz, yeşillik! Bir otomobile bu şehrin ismini vermek için gerçekten çok özel olduğunu gösterir. Ferrari bu cesareti gösterdi, işte karşınızda yepyeni Ferrari Portofino.

portofino-view.jpg

 

Tasarım& Aerodinami

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ferrari, Frankfurt Autoshow’unda tanıtılacak olan Portofino’nun detaylarını önceden yayınlama kararı aldı. Model bir GT, yani ”California T ” modelinin yerine gelecek. Yani bir Roadster’ımsı GT.

Tasarımı Ferrari ”iki kutulu fastback” olarak tanımlıyor. Hardtop ile de dinamik ve sürtünmeye düşman bir tasarımı bulunan Portofino’nun iddaası, havayı çok iyi yönetmesi.

Ön farların bitiminden başlayan hava kanalları, aracın hızlandıkça yere daha yakın durmasını sağlıyor. Bu da viraj kabiliyetini artırıyor. Silüeti ise oldukça sportif gözüküyor. Fakat ağabeyleri F12 ailesi kadar değil. Zaten öyle olmaması da lazım, gördüğünüz gibi Portofino zarif bir şehir. Gösterişe gerek yok.

 

Motor

ferrari-california-t-dtive-006_0.jpg

Eveeet, asıl olay burada başlıyor. Tabii ki bir Ferrari klasiği, downsizing falan yok. Bol bol silindir, güzel bir Turbo var.

Hacmi 3.8 litre, V8 dizilimli bir şaheser. Tanıdık geldi mi? California T’nin motoru ile aynı. Hatta iki silindiri atarsanız, Alfa Romeo Guilia’nın QV versiyonunda da görebilirsiniz aynı motoru. ”Uluslarası yılın motoru” ödülüne layık görülmüş bir V8. Güzel başladık.

Pistonları, egzoz sistemi ve diğer elemanları bir daha elden geçirilmiş, güç verileri ise gayet yerinde, Turbo ile birliktelik güzel sağlanmış.

600 BG @ 7500 devir/dk

760 nM @ 3000-5250 devir/dk

Bu V8 ile Portofino’nun performans verileri ise;

0/100: 3.5 saniye.

Son hız ise 320 Km/h’ten fazla.

Turbo, gelenekselcilerin sevdiği bir durum değil. Çünkü her zaman bir Turbo boşluğu olmalı. Fakat bu motorda bu yok. Bu sebeple ödüle layık görülmüştü. Gaz kelebeğinin inanılmaz hızlı tepkileri sayesinde Turboludan ziyade atmosferik gibi çalışan bir V8’den bahsediyoruz.

Peki, bu kadar gücü yere nasıl aktaracağız? Otomobil tabii ki Ferrari klasiği olarak arkadan itiş. Bu demektir ki, iyi bir diferansiyel kilidine sahip olmalıyız ki, sürücüsüne verdiği keyifi artıran bir otomobil olsun. Bunu düşünen Ferrari, V8’li portofino’suna E-Diff 3 adında yeni geliştirdiği bir elektronik diferansiyel kilidine yer vermiş. Bu kilidin Formula 1 tipi bir çekiş kontrol sistemi var. Ayrıca Ferrari, ilk defa bir GT’yi Elektrik destekli direksiyon ile kombinlemiş. Bu da otomobilin pist odaklı kullanılabileceğini de gösteriyor.

 

Konfor&Yaşanılabilirlik

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Mekanik açıdan her şey gayet güzel, peki konfor nasıl? Bu Ferrari ile günlük hayatta yaşayabilir misiniz? Sorunu cevabı bence Evet, bir de siz değerlendirin:

10.2 inçlik bir ekran var ortada. Dokunmatiği tabii ki akıllı telefonlar kadar iyi olacaktır. Bunun yanında 18 yöne ayarlanabilen, bel desteği iyi olan koltuklar mevcut. Ayrıca pek de kullanılmayacağını düşündüğüm arkada ii tane koltuk daha var. Ferrari bu koltukların ”kısa mesafelerde” kullanılabilmesi için koyulduğunu söylüyor. Adaptif bir süspansiyon ise tabii ki standart.

 

Sonuç

ferrari2.jpg

Sonuç olarak Ferrari, Portofino şehrinin hakkını vermiş gibi gözüküyor. Tabii ki daha fazla detayı Frankfurt Autoshow’unda öğreneceğiz. Fiyatı ve Türkiye’ye ne zaman geleceği hakkında bir fikrimiz olmasa da, dünya lansmanından sonra haberimizi güncelleyerek bir tahminde bulunuruz. O zamana kadar Portofino denilince akla gelen şey güzel bir Ferrari değil, bir şarkı olacak: I found my love in Portofino!

 

 

 

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın