Fiat CinqueCento’nun yeniden doğuşu.

Bazılarına göre tüm zamanların en iyi şehir arabası o. Bazılarına göre de dünyanın en tatlı arabası. Bazıları onu retro olması ile tanıyor. Bazıları da arabadan bile saymıyor. Ancak herkes onu biliyor. Evet bu sene 60. yılını kutlayan Fiat’ın belki de en ikonik arabasından bahsediyoruz: Fiat 500. İtalya’nın dar sokaklarında sürüş kolaylığı sağlamak için üretilen bu arabayı özel yapan ne peki? İtalya’dan çıkan süper arabaları değil de neden onu konuşuyoruz? PistonTurkiye olarak size 1957’den bugüne Fiat’ın küçük devini getirdik. İşte karşınızda Fiat 500 yani Fiat CinqueCento.

Fiat_500_old_new_2.jpg

Source: Motoring.com

İtalya arka yolları dışında aslında araba kullanımına pek uygun bir ülke değildir. Şehir içine girdiğiniz anda içinde bulunduğumuz İstanbul trafiğini gözle ararsınız. Dar sokaklar ve keskin dönüşler aslında ülkenin geçmişine duyduğu saygının bir göstergesidir. Şimdilik aklınızın bir köşesinde İtalyanların bu geçmişe saygısını tutun yazımızın ileri bölümlerinde bu konuya tekrardan geleceğiz. Şimdilik biraz daha İtalya’ya bakalım. Özellikle Roma veya Venedik gibi tarihi şehirlerine. Yüzyıllardır sayılmayacak kadar imparatorluk ve büyük devletlerin izlerine sahip olan bu sokaklar az önce bahsettiğimiz gibi araç kullanımının en zor olduğu yollardan bazıları. Öyle ki İtalya’da bu şehirlere gittiğinizde kenarı köşesi çizilmemiş araba bulmanız da bir hayli zordur. Küçük kazaların en sık yaşandığı ülkelerden biridir İtalya.

50th_abarth_595.jpg

Source: Torquenews.Com

Şimdi bu küçük efsanenin doğduğu toprakları biraz tanıdığımıza göre zamanına göz atalım. Fiat 500 1957 yılında 2. Dünya Savaşından sonra bir hayli fakir olan bir ülkede çıktı. O zamanlarda halkın kullanımı için üretilen arabaları çok görmüştük. Almanların efsanevi Beetle’ı da aynı amaçla üretilen yani halkın araba ile tanışmasını sağlamak amaçlı arabalardan biridir.Bu arabaların genel olarak amacı ucuz, genellikle küçük ve tarz olmaları idi. Fiat 500 de bu üç gereksinimlere uyan bir halk arabasıydı. O zamanlarda çeliğin pahalı olmasından dolayı üst tarafında bulunan çıkartılabilir kumaş aracın hem üstü açık bir araba olmasını hem de çelikten tasarruf edilmesini sağlayan bir detaydı. 479 yani yaklaşık 500 cc motoru da bu araca ismini veren bir başka özelliğiydi. 17 beygir üreten bu küçük iki silindirli motor tam da bu küçük tatlı arabaya yakışan bir motordu. Sonralarında üretilen “Sport” modeli bu 17 beygiri 21 beygire taşıyıp biraz daha güç sağlıyordu.

Fiat 500’ün üretimi 1975’de bitti. O zamana kadar 3 milyondan fazla satan bu araç dönemiyle değerlendirildiğinde bir hayli iyi satış yaptı. Fiat’ın tarih kitaplarına geçen bu 500 modeli döneminde ambulanstan cenaze arabasına bir çok farklı görevlerde kullanıldı. Beetle gibi bir ülke kültürünü etkileyen bir efsane oldu. Bugün bir İtalyana bu arabanın silüetini gösterseniz tanırlar. O dönemde yaşayan genç, ortayaşlı kesimin arabayla tanışmasını sağlayan araba oldu Fiat 500. Bir çok yaşama bir çok hikayeye konu oldu. Onu klasik yapan da buydu zaten. Herkesin hayatında bir parçaya tanıklık etmesi.

18.jpg

Ve tarihler 2007’yi gösterdiğinde Fiat efsaneyi geri döndürdü. 50. yaşına uygun bir kutlama ile Fiat 500 eski haline göre biraz daha büyütülen kasası ile tekrardan yaşamlara girmeye başladı. Bu sefer o dönemlerde yaşanan “hipster” modasına uygun olmasıyla belki bir çok gencin tercihi oldu. Dış tasarım olarak eski hatlarına benzese de daha büyük yapısı, hava girişleri, sis farları gibi özellikler eklendi. 21. yüzyıla ayak uydurdu. Motorları da gelişti tabii. Ancak Fiat da tıpkı yazımızın başında bahsettiğimiz İtalyanlar gibi geçmişe saygısını korudu. İlk çıkan Fiat 500’ler modelin ilk motoru ve ismini aldığı gibi 2 silindirli motorlardı. Tek farkı bu motorların Turboşarjlı olmalarıydı ki bu da 0.9 Liltrelik bu motorun 5 vitesli modelde 85, 6 vitesli modelde ise 105 beygir güç üretmesini sağlıyordu. Eğer Fiat’ın efsanevi modifiyelerini yapan Abarth 595 modellerini saymazsak 105 beygirli model çıkışındaki en güçlü modeldi. Bunun yanısıra 1.2,1.4 Litrelik benzinli ve 1.3 Litrelik dizel motorlarla da gelmişti 2007 model Fiat 500.

0f4b91c2a98706d5855c74df440d45e7x.jpg

Source: pictures.dealer.com

Fiat 500 zamanı çok güzel atlatan arabalardan biri olarak kaldı. Kalmaya da devam edecek. Her ne kadar günümüzde bir sürü ,bizce saçma, versiyonları bulunsa da Fiat 500 ve 500C modelleri her zaman klasik 500’ler olarak kalacaklar. Neden mi? Çok basit çünkü tarihte hiç bir araba İtalyan halkını bu kadar güzel açıklayamaz. Tarihte hiçbir araba İtalyan insanıyla bu kadar özdeşleştirilemez. Tıpkı biz Türklerin arabayla tanışma hikayemizdeki Anadol gibi, Almanların Beetle’ı gibi İtalyanların 500’ü halkın arabası oldu. Halktan herkesin hikayesine tanıklık etti. Tıpkı şu an bu yazımızı okuyan 40 yaş ve üstü insanların ilk arabaları Anadol hakkında akıllarından geçirdikleri hikayeler gibi bir İtalyan da 500 hakkında sayfalarca hikaye anlatabilir. İtalyan arabalarını biz PetrolHead’ler olarak çok seviyoruz. İtalyan insanının o biraz umursamaz biraz keyif tutkunu yapısını da. Bu kadar çok sevdiğimiz için bir ülkeyi o ülkeyi anlatan araba olan 500’ü de çok seviyoruz. Unutmayalım ki şu an Lamborghini veya Ferrari fabrikasında büyük V12 veya V10 motorları yapan ustalar bir zamanlar 500’leri ile geziyorlardı. Onlara da sorsanız bu araba için alacağınız cevap aynıdır, Napoli’de meyve satan manava da. Her ikisinin de vereceği cevap şu kelimedir: “Bellisimo”. İşte bu küçük efsaneyi efsane yapan da budur. Neredeyse bir halkı otomobillerle tanıştıran ve şu anda sevdiğimiz İtalyan arabalarını yapan insanlara arabayı göstermiş olması.

 

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın