Günümüze yön veren otomobil: Citroen DS-19.

Genellikle nostalji bölümümüzdeki araçlar zamanının supercar veya fazlasıyla güçlü arabaları olurdu. Bu seferki nostalji bölümümüzde incelediğimiz araç böyle bir araç değil. Tam tersine tek eksik tarafı motor ve güç eksikliği olan bir arabaya bakacağız bugün. Hatta bazılarımız onu fransız olduğu için yargılayacaktır. Ancak hemen sayfa değiştirmeyin çünkü yazımızdaki araç belki de otomotiv sektöründe atılan en büyük adımlardan bir çoğunu atan bir araç. Günümüz araçlarının gerçekten babası sayılabilecek bir araç. O bir klasik ve bir çok otomobil duayeni tarafından binilmeden ölünmemesi gereken bir araç. İşte zamanının gelecekten gelen aracı Citroen DS-19

Küçükken özellikle anaokullarında küçük çocuklara gelecekte ne olucak sizce diye resim çizdirirlerdi. Arabaların uçtuğu hepimizin bambaşka galaksilerde yaşadığı absürt resimler ortaya çıkardı. Daha henüz geleceği tam anlamıyla doğru çizen bir resim görmedim diyorsanız hazırlıklı olun. İşte 1933 yılında 4 adam kafa kafaya gelip gelecek acaba nasıl olur diye düşündüler. 22 yıl süren çalışmanın ardından bu dört isim zamanın çok ötesinde ve gelecekte arabaların nasıl olacaklarını sanki bilirmişçesine bir araba ortaya çıkardılar: Citroen DS-19. İşin daha da ilginç olan kısmı bu şimdi gördüğümüz “Vision 100” ya da “Next 100” gibi konsept bir araç değildi. Baya baya günümüz teknolojilerinden çoğunu taşıyan bir yol arabası. Hayır Mercedes veya Rolls Royce logosu ile de değildi. Citroen logosu ile piyasaya çıkmıştı. Citroen DS projesi ile adeta otomotiv sektörünü yeniden tasarlamıştı. Biraz detaylıca bakalım bu aracı zamanının üstünde tutan ne özellikleri vardı?

Teknoloji

Genellikle araç tanıtımlarında en az yer ayırdığımız bölümlerden biridir artık teknoloji ve yenilikler. Genellikle güvenlik veya günümüzün “hit” konusu olan otonom sürüş hakkında yenilikler olduğundan bir kaç cümle ile anlatılabilir bir araçta olan yeni özellikler. Ancak Citroen DS-19 da öyle değil. Koskoca bir başlığın adanması gerekiyor bu arabadaki yenilikleri ve teknolojileri anlatabilmek için. Öncelikle bu araba zamanında ayarlanabilir hidropneumatik süspansiyona sahip bir araçtı. Hatırlatalım şu anda günümüzde bile bir çok premium markanın bazı modellerinde bile olmayan bu özellik 1955 senesinde bir Citroen arabasında bulunuyordu. Araç sürücünün isteğine göre yükseltilip alçaltılabiliyordu. İki yükseklik seçeneğine sahip olan sistem o zamana göre fazlasıyla sıradışıydı. Ayrıca bu hidrolik süspansiyon sürüş kalitesini ve yol tutuşunu da fazlasıyla iyileştirdiği için o zamana göre görülmemiş bir rahatlık ve yol tutuşu sağlıyordu Citroen DS-19. Araç aynı zamanda hidrolik direksiyon ve yarı otomatik şanzımana sahipti. Bu da yine o zamana göre düşündüğümüzde sıradışı ancak şimdiki araçlarda sıkça karşılaştığımız özelliklerden. Şanzıman araçta debriyaja gerek olmadan vites geçişi yapmanıza imkan veriyordu. Yani araç debriyaja basma işlemini yaparken vitesi geçirme yine size kalmıştı. Direksiyon ise o zamanlarda arabaya binmeye spor yapma gözüyle bakan ve mekanik direksiyondan kol kası geliştirenler için bir kurtarıcı gibiydi. Tekrardan hatırlatalım bu araç geçen sene veya on yıl önce üretilmedi. 1955 senesinden bahsediyoruz. Saydığımız özellikler size çok sıradan gelebilir ancak o zamanlarda bu özelliklerden hiçbiri yoktu. Bir diğer sıradışı özellik ise aracın frenleriydi. Araçta ilk kez bir seri üretim aracına konulmuş disk fren vardı. Disk frenler şu anda bile kullanılan en iyi fren ve bu araba günümüzün en iyi fren teknolojisini kullanıyordu. 1955 senesinde!!

Tasarım

Aracın tasarımı da zamanının fazlasıyla dışındaydı. Hem dış hem de iç tasarım olarak. Fransızların direksiyon ile dertleri nedir henüz çözemedik ancak o zamanlarda bile direksiyonu olabildikçe absürt yapma eğilimindeydiler. Aracın iç tasarımında ilginç bir direksiyon dikkatinizi çekiyor. Araçta ayrıca yine bir ilk olan ön konsola gömülü havalandırma sistemi yine Citroen DS’i bu kadar özel yapan küçük bir ayrıntı. Araçta her şey düşünülerek tasarlanmış. Aracın arka stop farları mesela göz hizasında olması için C sütünunun üstüne doğru yerleştirilmiş. Günümüzde bunu bir araca yapsanız hala zekice duracak bir ayrıntı olurdu. Aracın dış tasarımı da yine zamanına göre fazlasıyla ileride ve yenilikçiydi.

Tarihi gerçekten değiştiren bir araç

Araç ile ilgili bir çok yenilikten bahsettik. Bir çok zamanını değiştiren özelliklerden bahsettik. Ancak bir özelliği var ki bu aracın tarihte gerçekten bir fark yaratmasını sağlıyor. Hayır bu çıktığı gün aldığı 12.000 sipariş ve ilk hafta aldığı siparişle önündeki 60 yıl kırılmayan bir rekora imza atması değil. Veya yıllar sonra Citroen tarafından bir marka olarak dirilmesi de değil. Araç dönemin fransızlar tarafından yapılmış en gelişmiş arabasıydı. Belki de bütün dünyada yapılmış en gelişmiş arabalardan biriydi döneminde. Özellikle bahsettiğimiz hidropneumatik süspansiyonu aracın tarihte çok büyük bir şeye imza atmasında rol oynayan özelliğiydi. Tarihi 1962 Ağustosuna aldığımızda bu özelliğin dönemin fransız başkanı Charles De Gaulle’un hayatını kurtardığını görecektik. Evet Citroen DS’i ile havaalanına giderken saldırıya uğrayan ve dört tekeri birden patlayan araç süspansiyonu sayesinde başkanı sağ salim gideceği yere ulaştırmayı başarmış. Üstelik üzerine atılan onlarca kurşundan sağ çıkmasını da saymıyoruz bile. Araç süspansiyonu sayesinde hala sürülebilir kalıp olay yerinden başkanın gideceği yere kadar ulaştırmayı başarmış. Günümüzde çoğu başkan veya başbakanın ekstra zırhlı araçlarla gezdiğini düşünürsek işte size bir altın değerinde PistonTurkiye tavsiyesi: S500’lerinizden inin ve bir Citroen DS alın hem koruması garantilenmiş bir araç olur hem de vergilerimizden daha az kullanılmış olur. Ülke ekonomisine katkımızı da yaparak bütün okurlarımıza iyi günler diliyoruz.

Bizi takip edin!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın