Il Pazzo Intelligente: Abarth.

Çılgın dahi anlamına gelen başlığımız sizi heyecanlandırdı mı bilmiyoruz ancak biz PistonTurkiye olarak bu yazıyı yazarken ellerimiz titriyor. Çünkü otomotiv sektöründeki en idealist ve en çılgın insanlardan birinin adını taşıyan markadan bahsedeceğiz sizlere: Abarth. Çoğumuz bu markayı Abarth 595 veya 695 modellerinden biliyoruz. Hani şu küçük Fiat 500’lere 190 beygir koyan ve 0-100 hızlanmasını 5.9 saniye olan arabaları yapan marka. Marka hakkında söylenmesi gereken çoğu şeyi anlatan bir önceki cümlemiz yeterli gibi görünmesin. Bu küçük mutluluk “hap” larını yapan markanın geçmişi çılgınlıkları kadar başarı ile de dolu.

Her iyi markanın çılgın projelere imza atan bir departmanı vardır. Mercedes arabaları AMG departmanına uğradıklarında otomotiv tutkunları olarak zevkten dört köşe oluruz. BMW’nun ise M3 gibi ikonik hale gelen ve çoğu kişi için tacını kimseye vermeyen araçlar üreten M depatmanı vardır. Günümüzde genelde orta kesim için arabalar üretse Fiat için de bu departmanın adı Abarth. Günümüzde sadece Fiat 500 modellerine akıl almaz güçler yükleyen bu departmanın geçmişi ise söylediğimiz gibi başarılar ile dolu.

 

Abarth_logo.png

İtalyan görünümlü Alman Ekolü

Otomotiv sektöründe yer etmiş bir terim vardır: Alman Mühendisliği. Alman ekolünün katı kuralcılığı ve mükemmeliyetçiliği sayesinde çok başarılı işler çıkartan almanlar, yaptıkları işleri genellikle olumlu sonuçlandırırlar. Bu katı kuralcı, biraz eğlenceyi sadece OktoberFest’te yaşayan toplumdan biraz güneye indiğimizde de İtalyanları görürüz. Zevk ve eğlence için yaşayan bu toplumdan çıkan arabalar da şüphesiz aksaklıklarına rağmen çoğu insan onları ismi konulamayan bir sevgi ile sever. Hatalarına rağmen tasarım ve küçük detayları mıdır bilinmez ancak bir sebepten dolayı severiz. Kısacası almanlar akıla italyanlar ise kalbe dokunurlar. İşte tam bu iki ekolün buluşması Karl Alberto Abarth. İsmi size bir İtalyan için garip gelebilir. Bu doğal çünkü Karl Abarth Avusturyalı bir motor aşığı. Daha 16 yaşında mühendislik yetenekleri keşfedilen Abarth motorsiklet şasileri tasarlamak için gittiğinde İtalyan büyüsüyle tanışıyor. Abarth’ın motorsiklet yarış hikayesi de genç yaşta başlıyor. 19 yaşındayken geri döndüğü Avusturya’da şans eseri çalıştığı fabrikanın yarışçısı hastalanınca onun yerine geçerek başlıyor motor sporları hayatı. Bu kadar başarı ile süslenen hayatında 20’li yaşların başında tek başına yaptığı motorsiklet ile 5 kez Avrupa Şampiyonu olduğunu da hatırlatalım.

karl-abarth.jpg

Karl Abarth

İki Tekerden Dört Tekere

Abarth çok geçmeden 1930’da geçirdiği kaza sonrasında solo motorsiklet yarış hayatına ara veriyor. Tutkusunu kovalayan Abarth yarışmaya devam ediyor. Ancak 1939’da Yugoslavya’da geçirdiği kaza onu 1 yıl hastanelik ediyor. Bu kaza onu yarış hayatını bitirmesine zorluyor. Savaş başlamasıyla ülkesinde kalan Karl Abarth savaşın bitiminde İtalya’ya taşınıp Carlo olarak ismini değiştirmesi ile hayatında yeni bir sayfa açıyor.

Yeni sayfaya da hızlı başlayan Carlo Abarth Porsche ailesindeki tanıdıkları sayesinde Porsche İtalya Tasarım bölümüne geçiyor. Burada ünlü yarışçı Tazio Nuvolari ile iletişime geçen Abarth, dönemin Juventus takım başkanı Piero Dusio finansörlüğü ile işinden ayrılıyor. Dusio ve Abarth Ferdinand Porsche’nin tasarımından yola çıkarak tek kişilik Casialia 360 modelini tasarlıyor. Bu modelin 1.493 cc’lik 300 beygir gücü üreten motoru ve dört çeker olması aslında şimdi bile kulağa mükemmel geliyor. O zamanda ise bu araç devrim niteliğinde oluyor. Ancak her devrim gibi bu aracın da yapımı pahalıya patlıyor ve Piero Duiso projeye ayıracak parası kalmayınca tek prototipi de alıp Arjantin’e taşınıyor.

cisitalia-360.jpg

Casitalia 360 Modeli

Abarth & C. SrL

Carlo Abarth ve ünlü yarışçı Guido Scagliarini beş kuruş alamadıkları Casitalia projesinden sonra kendi şirketlerini kuruyorlar. Makanın logosu da günümüze kadar taşınan Karl Alberto Abarth’ın burcu olan akrep oluyor. Kurulan markanın amacı ise:  otomobiller yapmak, yarış otomobilleri için gerekli parça ve iyileştirme çalışmaları ile servis bakım gibi gerekli yardımları sağlamak. Marka olarak baştan beri kendi arabaları yerine başka arabaların iyileştirmesini yapma geleneği günümüzde de geçerli.

Kurulan bu marka bir kaç Casitalia Projesinden kalma araç bir tane D46 tek kişilik araç ve 2 204 Spider ile derme çatma da olsa kendi yarış takımını kuruyor: Squadra Abarth.

16. Mille Miglia yarışında 4 araba ile boy gösteren Squadra Abarth Scagliari’nin kullandığı araç ile 2. oluyor. Marka yeni kurulmasına rağmen ilk yılında Abarth 204 A Roadster aracı ile İtalyan 1100 Şampiyonası ve Formula 2 Şampiyonluğu kazanıyor. Sonraki sene Palermo-Monte Pellegrino hillclimb yarışında birinciliği kaptırmayan Tazio Nuvolari bu yarıştan sonra yarış kariyerini bitirmek zorunda kalıyor. Son kullandığı araç ise yine bir Abarth 204 A Roadster.

abarth-cisitalia-204a-spyder-corsa-01.jpgAbarth 204 A Roadster

Ses Getiren Devrim

Abarth markasında yedek parça desteği de önemli bir yer kaplıyor. Bu geleneğin başlaması ise 1950lerde oluyor. Carlo Abarth’ın motorsiklet egzoz sistemlerinden esinlendiği egzoz susturucusu daha çok ve güzel ses vermesi ile beğeniliyor. Aralarında Alfa Romeo, Maserati ve Ferrari’nin de bulunduğu müşterilerine susturucu sağlayan Abarth , 1952 senesinde Ferrari GT ve Dünya Şampiyonası araçlarına egzoz susturucusu temin ediyor hale geliyor. 1965 senesine geldiğinde ise 40 kişiden fazla işçisi ile dünya çağında 260.000 susturucu satıyor.

FIAT-Abarth-750-Zagato-3.jpgAbarth 750

Takvimler 1959’u gösterdiğinde ise yarışlarda edindiği başarılar ile tatmin olmayan Abarth, Bertrone tarafından tasarlanan Fiat Abarth 750 modeli ile Monza pistinde rekorlar kırmayı hedefi olarak belirliyor. Abarth, birkaç gün içerisinde hem 24 hem 36 hem de 72 saat ortalama hız rekorlarını kırarak amacına ulaşıyor.

4079226.jpg

Abarth 500

Altın Yıllar

60’lar Abarth’ın altın yılları oldu. O dönemde insanların kahve söylerken bile sert olsun değil , Abarth Kahve istiyorum demesi kültürdeki yerini anlatmaya yetiyor. Abarth bu dönemde ikonik Fiat 500 ile yaptığı Fiat 500 Abarth modeli 18.186 km yi 105km/h hız ile giderek 7 günlük maraton içerisinde 6 dünya rekoru kırdı. Bu Abarth’ın tarih kitaplarında yer eden maratonu unutulmazlar listesine de giriyordu.

fiat-abarth-131-rally.jpg

Fiat 131 Abarth

1971 senesinde ise Fiat ile birleşen Abarth artık Fiat’ın yarış departmanı olarak kullanılıyordu. Fiat araçlarına yaptıkları modifiyeler ile anılan bu marka günümüzde de hala bu ünvanını koruyor. 1979 senesinde ise Carlo Abarth yakalandığı hastalık yüzünden vefat ediyor. Ancak ardında 10 dünya rekoru, 133 uluslararası rekor ve 10.000’in üzerinde galibiyetler ile eşi benzeri az görünen bir miras bırakıyor.

 

Günümüzde de Abarth markası, üretimde olan 8 aracı ile bu geleneğe laik bir marka olarak Fiat çatısı altında devam ediyor. Ülkemizde resmi satışı olmayan Abarth bizleri ülkemizde göremediğimiz için üzen bir marka. Ancak özellikle İtalya’da sık sık gördüğümüz bu markayı sevmeden veya saygı duymadan gerçek bir otomobil tutkunu olmanız mümkün değil.

 

Bizi takip edin!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın