İngiliz Tarihi

1913 Yılında  Robert Bamford ve yarışçı Lionel Martin tarafından temelleri atılan Aston Martin, hem yarışlarda hem de popüler kültürde kendini ispatlamış bir marka. 100 yılı aşkın geleneği ile ve bu 100 yıl içerisinde her biri bir öncekinden daha da ikonik olan arabalar üretmeyi başaran Aston Martin aslında artık ülkesiyle özdeşleşmiş bir marka haline gelmiş durumda. İngiliz Kültüründe yeri azımsanamayacak kadar önemli olan bu marka sadece güzel arabalar üretmiyor. Aston Martin’in geçmişine ve geleceğine kısacası marka tarihine göz gezdirelim dedik.

 

İngiltere denince aklımıza gelen ilk şeylere göz atalım: Beatles, Kraliçe, Big Bang, James Bond ve arabası… Bunlar her insanın ilk birkaç saniyede aklına gelebilecek “ikonik” şeylerdir. Bir araba meraklısına sorarsanız ilk akla lüks araba üretimi gelir, Rolls Royce’lar, Bentley’ler gelir, Jaguar gelir, Land Rover Series’ler gelir ve tabiki bunların yanında saymadan olmicak Aston Martin gelir. Aston Martin’in diğer ingiliz araba markalarından farkı da biraz budur. Tabiki de sokaktaki her insan bu saydığımız araba markalarına aşinadır. Ancak İngiltere denince akla araba meraklısı olsun olmasın bir Aston Martin canlanır. Aslında satış rakamları ve ürün yelpazesi arasında yukarıdaki markalardan çok daha geride dursa da Aston Martin’in popüler kültürdeki yeri azımsanamaz. Sadece popüler kültürdeki başarısı mıdır peki Aston Martin’i başarılı bir marka yapan? Tabiki de hayır. Markanın Motor sporlarındaki geçmişi ve başarısı ilk günden beri markanın ilerletici gücü olmuştur. Bugün de Aston Martin Racing adı altında Aston Martin arabaları dünyanın en zorlu yarışlarından biri olan 24 Saatlik LeMans yarışında boy gösteriyor

Başarıdan gelen İsim

Aston Martin arabalarının her biri aslında markanın motor sporları geleneğindeki başarısından bir parça barındırır. Hayır tahmin ettiğiniz gibi aracın bir yerine saklanan bir anı değildir bu. Aston Martin’in motor sporlarındaki başarısı isminde saklıdır. Markanın kurucuları olan Lionel Martin ve Robert Bamford 1913 senesinde Aston Martin markasının temellerini attıklarında markanın adı Martin&Bamford Ltd idi. Ancak bu isim bir sene yaşayacaktı ve 1914 senesinde Lionel Martin’in Aston Hill Climb yarışındaki başarısından sonra Aston Martin olarak değiştirilecekti. Bundan sadece 1 sene sonra ise ilk Aston Martin araba yollara,daha doğrusu pistlere, çıkarak markanın tam olarak kuruluşunu simgeleyecekti. Aston Martin belki çıktığı tarih konusunda bu kadar şanssız olmasaydı çok daha fazla başarılara imza atacaktı. Çünkü kuruluşundan sadece bir yıl sonra Birinci Dünya Savaşının başlangıcıyla Lionel Martin ve Robert Bamford üretime başlayamadan ara vermek zorunda kalmışlardı.

Savaş Sonrası Ait Oldukları Yer:Pistler

Aston Martin savaşın etkisi yüzünden büyük bir darbe almasına rağmen ilk kez 1922 Fransa Grand Prix’de yer alarak uluslararası alanda da ilk kez boy göstermiş oldu. 1914,1915 ve 1916 şase numaralarıyla boy gösteren bu araçlar rekor kırmak ve Aston Martin ismini tanıtmak amacıyla yarışmışlardı. Bu üç şase numaralı arabalardan akılda en çok kalan ise 1915 şase kodlu Razor Blade Record Car oldu. AC Cars tarafından tutulan hız rekorunu geçmek için üretilen araba ilk denemesinde başarısız olsa da 1922 Fransız Grand Prix’ini bitirdiği için marka için önemli bir yere sahip oldu. Fransız Grand Prix’inden beklediği kadar olmasa da başarılı sonuçlar elde eden Aston Martin yarıştan sonra hemen üretime geçip yollara çıkma amaçlı ilk 55 arabasını hazırladı. Ancak yarıştaki başarısını satış ve kar elde etme tarafında gösteremeyen Aston Martin 1925 de kapandı. Tam herşey bitti derken bir grup yatırımcı tarafından tekrardan desteklenen Aston Martin bu sayede tekrardan hem pistlere hem de yollara geri döndürüldü.

David Brown Zamanları

Aston Martin için herhalde gerçek dönüm noktası 1947 yılında girişimci Sir David Brown tarafından satın alınması olmuştur. Sir David Brown döneminde hem yarış pistlerinde hem de yollarda Aston Martin günümüzdeki değerini kazandı. Sir David Brown markanın yönetimini bizzat kendisi ele aldıktan sonra üretilen araçlara kendi baş harflerini vermek istedi. Bu sayede DB2 doğdu. LeMans yarışlarında büyük başarılar elde eden DB2’yi DB2/4, DB2/4 MarkII ve DB Mark III takip etti. LeMans yarışlarında bu araçlarla geleneğini sürdüren Aston Martin başarısını yollarda da devam ettirdi. Sir David Brown’un hala süregelen başharfleri ile üretilen DB4 ve DB6 sonrasında DBS modelleri ile yollarda da klasik Aston Martin çizgisini oluşturmaya başlamışlardı. Araçları sayarken bir tanesini unuttuğumuzu sandıysanız yanılıyorsunuz. Çünkü David Brown’un başharflerini taşıyan en ikonik ve belki hepimizin aklına ilk gelen Aston Martini sona sakladık.

Martin, Aston Martin…

İngiliz kültürünün olmazsa olmazı, James Bond. bütün filmlerinde kullandığı aletler ve futuristik ekipmanlar ile anılır. Ancak her macerasında ve her filminde değişmez tek aksesuarı bir takım elbisesi bir de Aston Martin’i. İlk kez James Bond’un GoldFinger filminde DB5 ile karşımıza çıkan bu beraberlik süresince 11 film izledik. Her bir filmde değişmeyen tek şey ise Aston Martin oldu. Bu beraberlik içerisinde herhalde ilk olan DB5 hala aklımıza ilk gelen arabadır. Ancak ilk başlarda markanın en yeni modelini kullanan 007 ilk kez geçtiğimiz sene karşımıza üretimde olmayan bir arabayla çıktı. Sadece film için üretilen ve seri üretime geçmeyecek olan DB10 bu konuda bir ilk oldu ve böyle bir arabayı sokaklarda göremeyeceğimiz gerçeği ise bizi hayal kırıklığına uğrattı.

Yarış Geleneğinin bir parçası: Aston Martin Racing

Aston Martin’in çalkantılı satın alma-satılma dönemlerinden sonra kurduğu yarış ekibi olan Aston Martin Racing klübü 2005’den beri yarış pistlerinde boy gösteriyor. Belki de en geçmişli yarış ekiplerinden biri olan AMR 40 yıllık araya rağmen geri döndüğü yarışta inanılmaz bir başarıya imza attıktan sonra 2006 senesinde de Vantage V8 modeliyle en zor pistlerden biri olan Nurburgring’de yarışan ve kategorisinde 4. oldu. Bu başarılar sonrasında esas büyük patlama 2007 senesinde geldi. 2007’de düzenlenen LeMans yarışında GT1 kategorisinde birinciliğe ulaşan ve katıldığı 6 arabanın 6sı da damalı bayrağı gören Aston Martin eski günlerine kavuştuğunu belgelemiş oldu. Hala dayanıklılık yarışlarında boy gösteren Aston Martin Racing gücünü 100 yıl önce markanın kuruculuğunu yapan Lionel Martin, Robert Bamford’dan ve el yapımı V8 motorlardan alıyor.

Gelecek Modeller

Aston Martin artık günümüzde teknoloji, lüks, performans, hız ve şıklığın ortak noktası. Her bir arabası teker teker elle incelenen ve inceleyen mühendisin kişisel imzasını her arabasında taşıyan nadir markalardan biri. Aston Martin araçlar hem lüksün hem de sportifliğin kesiştiği yerde duruyor. Günümüzde 5 modelle satışta olan marka en son modeli olan DB11 ile geleceğe dair bakışını gösterdi. Önceki modellere göre daha çok teknoloji barındıran ve Mercedes-Benz Daimler AG işbirliği ile üretilen model olan DB11 gelecek modellerde artık AMG motor bulunduracağını söyledi. İlk başta bir hayal kırıklığı gibi gözükse de açık konuşmamız gerekirse Mercedes-Benz tarafından yapılan elektronik gelişmeler Aston Martin’in ihtiyacı olan bir değişiklikti. Marka artık değişiyor ve gelişiyor. Ancak bu değişim sırasında sportif geçmişini asla unutmayan Aston Martin İngiliz tarihine adını kazıyan nadir markalardan biri.

 

 

 

 

 

 

Bizi takip edin!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın