SKYACTIV Nedir?

Eğer Mazda’yı az çok takip ediyorsanız Skyactiv teknolojisine sahip olduğunu duymuşsunuzdur. Çünkü ; Skyactiv teknolojisine sahip motor, şanzıman gibi ifadeleri çok fazla görüyoruz. Peki nedir bu Skyactiv?

Skyactiv, Mazda mühendislerinin çok daha verimli, doğa dostu ve dayanıklı olması için tasarladığı bir yığın dolusu motor, şanzıman, şasi ve gövde gibi önemli bileşenlerde kullandığı teknolojinin adı. Mazda, bu teknolojiyi giriş seviyesindeki modelinden itibaren tüm ürün gamında kullanmayı amaçlıyor. Lafı fazla uzatmadan, motorlardan devam ediyoruz.

Motorlar

Skyactiv-G Benzinli Motorlar:

Mazda mühendisleri öyle güzel, öyle verimli motorlar yapıyorlar ki, benzer hacimlerdeki çoğu dizel motorla neredeyse aynı tüketim değerlerini yakalıyorlar. Bundaki en başlıca etmen ise benzinli motorlar arasında 14.0:1 ile en yüksek sıkıştırma oranına sahip olması.

  • Sıkıştırma oranı nedir?

Motorun içinde yakıt hava karışımının yakılarak güç elde edildiği  boşluğa yanma odası denir. Tabii ki yanma esnasında silindirin tüm hacmi kullanılmaz, hava-yakıt karışımı sıkıştırılır. Çünkü sıkıştırıldıkça hava-yakıt karışımı çok daha iyi patlar. Sıkıştırma oranı ise silindirin tüm hacmi ile en küçük hacmi (pistonun en yukarıya çıktığı zaman üzerinde kalan boşluğun hacmi) arasındaki orandır.

s-k-t-rma-oran-1.jpg

Kaynak:arabalisozluk.com

Dizel motorlarda bu sıkıştırma oranı daha yüksektir, örneğin 22:1 gibi. Bunun nedeni buji kullanılmayan bu motorlarda yakıtı ateşleyebilmek için daha yüksek bir basınca gerek duyulmasıdır.

Sıkıştırma oranının etkilerine gelelim. Sıkıştırma oranının artması sonucu verim artar. Verimden kast etmeye çalıştığımız şey güç. Düşük sıkıştırma oranlı motordan aynı gücü almak için devir yükseltmemiz gerekirken, Skyactiv teknolojisi sayesinde aynı gücü daha alt devirlerde alabiliyoruz. Bunun da yakıt tüketimine tabii ki olumlu etkisi oluyor.

Toparlayalım, özetleyelim; Sıkıştırma oranı ne kadar yüksekse silindirler içerisine sıkıştırılan hava-yakıt karışımından alınan güç o kadar fazladır.  Yani yüksek sıkıştırma oranlı motorlarda bir damla yakıttan düşük sıkıştırmalı bir motora göre daha çok enerji elde edilir.

Eee o zaman neden bunu sadece Mazda firması yapıyor? Bunu her marka yapsın? Dediğinizi duyar gibiyiz. Hemen açıklayalım:

Sıkıştırma oranı arttıkça patlama daha da güçleneceği için motora verdiği zarar daha fazla olur. Bunu engellemek için de Mazda çok daha dayanıklı malzemeler kullanıyor. Yani Japon marka üstünlüğünü burda malzemelere yaptığı yatırım ile gösteriyor.

Skyactiv’in güzelliklerine devam edelim. Kullanılan değişken sübap zamanlaması sistemi sayesinde yakıtın emilimi ve egzoz gazlarının dışarı pompalanmasında oluşan kayıplar minimuma indiriliyor. Daha önceki motordakine göre %10 daha hafif bir malzeme kullanılıyor. Alt ve orta devirler daha canlandı böylece hızlanmak için yüksek devirlere çıkma ihtiyacı azalıyor ve bu yakıt ekonomisine katkı sağlıyor.

Skyactiv-D Dizel Motorlar:

Benzinli motordan farklı olarak bu dizellerde fazlasıyla düşük bir sıkıştırma oranı kullanılmış. Kağıt üzerindeki değerler birebir aynı, ancak dizel motorun çalışma prensibi yakıtı sıkıştırarak patlatmak olduğu için, bu oran dizel standartlarına göre düşük. (14.0:1). Yüksek sıkıştırma oranı yukarıda da dediğimiz gibi motora zarar verdiği için, dizel motorların malzemeleri daha pahalıdır ve daha ağırdırlar. Bunu engellemek içinse Mazda dizellerinde sıkıştırma oranını azaltmış.

Kullanılan çift kademeli turbo sayesinde hem turbo boşluğu sorunu ortadan kalkıyor, hem de dizellerin kronik problemi olan üst devirlerdeki sağırlaşmanın önüne geçilmeye çalışılıyor.

Aynı zamanda kullanılan malzemeler ile 25 kg’lık bir avantaj yakalanmış. Bu da otomotiv endüstrisi için çok ama çok önemli bir değer.

Şanzımanlar

Skyactiv Drive – 6 İleri Otomatik Şanzıman:

Bu şanzımanların en büyük özelliklerinden biri, gerek benzinli gerek dizel bütün motorlarla uyumlu çalışabilmesi. Adeta Mehmet Topal gibi.

Tork konvertörlü, CVT ve çift kavramalı debriyajın avantajlarının birleştirildiği ifade ediliyor. Tipi ise : Tork konvertörlü otomatik şanzıman.

Fakat sürüşe geçtiğimizde sıradan bir tork konvertörlü gibi şanzıman aslında çok da farklılaştırma sunmuyor. ”Tork konvertörlü nedir?” diye soracak olursanız, sizi hemen şanzıman yazımıza alalım.

Mazda’nın mevcut 5 ileri otomatik şanzımanına göre %7 oranında yakıt tasarrufu ve manuel vitesli bir araca benzer bir sürüş deneyimi elde etmenize olanak tanıdığı ifade ediliyor.

Skyactiv – MT 6 İleri Manuel Şanzıman:

Öncekine göre daha ufak, daha hafif. Ayrıca da daha verimli bir sürüş vadediyor. Vites değiştirme işinin daha zahmetsiz ve efsane olma yolunda hızla ilerleyen yeni Mx-5′ teki gibi net olması için önden motor ve önden çekiş konfigürasyonuna göre tasarlanmış.

Skyactiv Gövde

Daha hafif olmasına rağmen daha güvenli ve daha sert: SKYACTIV gövdelerin geliştirilmesi için Mazda mühendisleri, otomobil gövdesini üretme konusunda kafalarda oluşan belli başlı kalıpları kırmayı amaçladılar. Öyle de oldu. Ne mi oldu?

Yeni geliştirilen bir gövde yapısı, yen, üretim süreçleri ve yüksek dayanımlı çeliğin daha fazla kullanılması ile ağırlık %8 oranında azaltıldı.

Çerçeve bileşenlerinde ” doğrusal bir yapı” ve “entegre çerçeveler” kullanılması ile geliştirilmiş sürüş dinamikleri sunan %30 daha sert bir gövde oluşturuldu.

Çarpışmalarda enerjinin dağılmasını sağlamak için revize edilmiş çarpışma bölgeleri ile daha yüksek bir güvenlik seviyesine ulaşmak amaçlandı.

Skyactiv Süspansiyon

Yeni Skyactiv şasilerinde, araçların sürüşünün konforlu olduğu kadar çevik de olmasını sağlarken sürücüye, aracının bir parçası olduğu izleniminin verilmesi amaçlanmış.

Yüksek düzeyde sürüş konforu ve MX-5’ten esinlenen, sürücü ile otomobilinin bir olması anlamına gelen “Jinba Ittai” sürüş deneyiminin tüm ürün gamına dağıtılması amaçlanmış.

Düşük hızlarda çeviklik, yüksek hızlarda ise denge sağlanıp süspansiyon ve direksiyon sistemlerinin tüm bileşenlerin yeniden gözden geçirilmesi ile elde edilen daha kaliteli bir sürüş hedeflenmiş. Bunu da yeni Mazda’larda net bir şekilde görüyoruz.

Sonuç

Evet, her yerde adını sıkça duyduğumuz ama çoğumuzun (buna bende dahildim) ne anlama geldiği hakkında en ufak bir fikri olmayan Skyactiv teknolojisini elimizden geldiğince anlattık. Umarız ki kafanızdaki soru işaretlerini silmekte yardımcı olmuşuzdur. Bir sonraki piston yazımızda görüşmek dileğiyle…

 

Bizi takip edin!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın