Tek kelime: Brembo.

Neden acaba tek kelime? Brembo kullanan otomobilleri yazarken kaliperlerden veya disklerin çapından veya karbon seramik olmasından bahsetmek yerine tek bir kelime kullanıyoruz: Brembo. Peki neden?

Araçların günümüzde çok hızlı olduğunu biliyoruz. Fakat hızlı olmak, en iyi pist süresini veya sürüş dinamiklerini beraberinde getirmez. İşte frenler tam da burada önem kazanmaya başlıyor. Hızı dizginleyebilmek için, yolu ısırırcasına duran frenlere ihtiyacınız var. Çözüm mü? Tek kelime: (buraya ne geleceğini biliyorsunuz:) )

Brembo-8.jpg

Brembo’nun tarihine bir göz ucu ile bakalım. Araç kültürüne sahip olmayı herkes ister. 1961’de İtalya’da kuruluyor firma. Disk fren sistemleri üzerine uzmanlaşıyorlar. Amaçları ise o sıralarda İngiltere’den gelen disk frenlerin yerli alternatifini yapmak. Bu çabalar tabii ki yine bir tarih kokan marka olan Alfa Romeo tarafından görülüyor ve 1964 senesinde frenleri Brembo’dan tedarik etmeye başlıyor. Bunu gören bir İtalyan motorsiklet firması olan Moto Guzzi de disk frenlerini Brembo’ya yaptırmaya başlıyor. 1980’lerde ise BMW, Mercedes-Benz, Porsche, Nissan ve Chyrsler performans araçlarının frenlerini kendi ülkelerinde üretmek yerine, İtalya’nın meşhur olmuş markası Brembo’dan almaya başlıyorlar. 2000 yılında ise, eskiden o piyasanın kralı olan İngilizlerin disk fren firması AP Racing’i satın alıyorlar.

Brembo-6.jpg

 

Şu an mı? 9 ülkede toplam 10.000 çalışanı olan bir firma. 2015 ihtibariyle de tam 1.5 milyar Euro’luk şatış yapan bir firma. Peki bu başarı nasıl kazanılıyor? Biz neden Brembo’yu duyup diğer firmaların isimlerini hiç duymuyoruz? Neden insanlar sadece Brembo kaliper kapağı taktırmaya yüzlerce Lira veriyor? Hemen başlayalım:

Birinci olarak frenlerin güçleri muazzam derecede. Kullandığı materyal ve piston sistemleri ile Brembo’lar yolu gerçekten ısırıyorlar. Peki, o zaman uzun ömürlü olmamalı gerekirler diye soranlara : Zaten marka ; güçlü ve buna rağmen diğer markalara göre uzun ömürlülüğü ile ön planda.

İkinci olarak ise tasarımları. Frenlerin tasarımının ne kadar önemli olduğunu düşünebilirsiniz. Bu konuda sizi şöyle düşünmeye havale ediyorum.

Ford RS departmanında çalışıyorsunuz. Focus RS yapmanızı istiyorlar. Mühendisleriniz ve tasarımcılarınızla uzun süreler çalıştınız. 5 ay, 6 ay , 1 yıl… Ve sonunda mükemmele yakın bir araç çıkardığınızı düşünüyorsunuz. Frenleri kocaman ve delikli olarak , ya da kaliperlerini ‘BEN DE BURDAYIM!’ diye bağırtan bir tasarımla mı seçerdiniz? Yoksa daha pısırık duran ve biraz büyüklükle yetinen bir tasarımı mı? Bence birinci yolu seçerdiniz, siz öyle yapmasanız bile; Porsche, BMW M, Mercedes-Benz ///AMG, Ford RS gibi departmanlar Brembo’ları seçiyorlar.

Neden bahsettiğimi merak ediyorsunuz biliyorum, hemen yazıyı resimlerle pekiştireyim:

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Brembo aynı zamanda özel kılan bazı noktalar var. Mesela Karbon Seramik frenler. 2002 yılında Ferrari Enzo’nun yapımında kullanılan bu frenlerin büyük artıları oldu bu endüstriye. Çünkü karbon seramikler çok hafifler. Şu an beygir güçlerinden başka geliştirilmeye çalışılan bir madde de hafiflik. Tüm araba hafifse fakat frenler 100 kiloya denk geliyorlarsa, bu pek verimli bir fren grubu olmaz. Bu sebeple Brembo’da karbon seramik malzemeden yapılma disk frenleri üretmeye başladı. Aslında 1970’lerde uçakların (savaş uçakları) fren sistemlerinde kullanılan bu sistemin otomotiv endüstrisine gelişinin öncülerindendir Brembo.

Hemen bir 3D animasyon verelim size, mola vermiş olalım…

 

 

Gördüğünüz video Corvette Z07’de kullanılan 6 pistonlu kaliperin (Pistonların her birinin çapı farklı) ve karbon seramik diskin animasyon ile İngilizce anlatımıydı. 15.5 inç ve 17 inç arasında değişen fren sistemlerinin başka bir önemli kısmı ise paslanmaz, korozyona uğramaz yapısı.

Brembo’nun efsane olduğu konulardan biri ise, şaşırtıcıdır ki fren konforu. Evet yolu ısırabilir, fakat sürücü istediğinde de gayet doğru basınçlar uygulayarak konforlu bir şekilde  aracı durdurma özelliğine de sahipler. Fren konforu diye konu mu olur diyebilirsiniz. Haklısınız da. Günümüz arabalarında bunu yaşamıyoruz fakat aklınızda canlandırmak için size bir anı yaşatmak istiyorum:

Bisikletinizde normal hızlar ile ilerliyorsunuz. Ön frene elinizi yavaşça uzattınız ve sıkmaya başladınız. Fakat ayarları düzgün olmayan fren, sizin azıcık basmanıza bile kaliperleri tamamen sıktı. Taklayı attınız. Eğer frenlerin ayarları doğru yapılmış olsaydı, sizin basınçınıza göre stabil şekilde durduracaktınızı bisikletinizi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Evet, Brembo’ların iyi olduğunu anlatmaktan sıkılacak gibi bir havam yok. Fakat sizinde fazlasının sıkacağını düşündüğünüzü biliyorum. Bu seferki PistonYazı’mızdan bu kadar! Sonrakilerde görüşmek üzere…

Bu arada, eğer yazıyı beğendiyseniz sosyal medya hesaplarında paylaşabilmeniz için butonlar koyduk. Whatsapp bile var! Keyifli okumalar…

Bizi takip edin!
Alp Tamer hakkında 91 makale
PistonTurkiye.Com kurucusu. Coupe araba hastası. Bana ulaşmak için: alptamer@pistonturkiye.com

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın